Kuranı Kerim’de eşi dövmek var mı?
Bugünlerde tanınmış bir kişinin eski eşini dövdüğü gündeme geldi. Yeni eşine de ’sizi de dövüyor mu?’ diye sorular soruldu. O da soranlara hak ettikleri cevabı verdi.
Çoğunlukla kocaların hanımlarını, çok az da olsa hanımların kocalarını dövmeleri sık sık gündeme gelir. Türkiye’de de, dünyada da…
Geçen yılların birinde Diyanet Vakfı’nı yıpratmak isteyenler, vakfın genel müdürlüğünü yapan değerli kişinin yayımladığı Kur’anı Kerim mealinde ‘erkeklerin karılarını dövmelerine izin’ verildiğini söylemişlerdi. O da ’sadece benimkinde mi, Diyanet İşleri’nin mealinde de yazıyor’ diye savunma yapmıştı. Doğru söylemişti.
İşte o günlerde Hamdi Mert hocayla birlikte bir toplantı düzenledik. Tanınmış ve tanınmamakla birlikte bilgin olduğunu bildiğimiz hocaları çağırdık. Toplantıda profesörler, doçentler ve doktorlar vardı.
Konuyu enine boyuna konuştuk ve kayıt altına aldık.
Toplantıyı düzenleyen kişi sıfatıyla ilk konuşmayı ben yaptım ve hocalarımıza sorular sordum:
-Kur’an’ı Kerim’de ‘dövme’ fiili için kullanılan kelimenin aslı nedir?
Tartışmaya yol açan ayette kullanılan kelime nedir?
Kur’an’ı Kerim’de zina için yüz, namuslu kadına zina iftirası için seksen değnek vurmak varken; kocaya sınırsız dövmek izni verilebilir mi?
Kur’an’ı Kerim’deki ceza hukukunda ‘ihkakı hak’ var mıdır? Yani kişilere kişileri cezalandırma yetkisi verilir mi? Yoksa cezalandırma yargıçların yetkisinde midir?
İslam Peygamberi ‘kadınlarınızı dövmeyiniz’ diye yasaklarken Kur’an’ı Kerim’de dövme izni olabilir mi?
Hocalarımız oybirliği ile sorularıma şöyle karşılık verdiler:
Kur’an’ı Kerim’de ‘dövme’ fiili için ‘celede’ kullanılır. Burada ise ‘darebe’ kelimesi vardır ve bu kelimenin de Arapça’da otuz yedi anlamı vardır.
Kur’an’ı Kerim hukukunda ihkakı hak yoktur. Cezalandırmayı kamu makamları yapar. Dolayısıyla kocanın böyle bir yetkisi olamaz.
Peygamberimizin kadınlar konusundaki buyrukları ortada iken, Kur’an’ı Kerim’in bir ayetini ‘kadınlarınızı dövünüz’ diye çevirmek yanlıştır.
Evet yanlıştır ve vahim bir yanlıştır.
Elbette bu yanlışı yapmayan mealler vardır. Sözgelimi Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk’ün Kur’an’ı Kerim Meali (Türkçe çevirisi) adlı çalışmasında dövme değil; evden ayırma olarak çevrilmiştir.
Diyanet İşlerimizin değerli başkanına ve yetişkin kadrolarına düşen görev bu yanlışı düzeltmektir.
Arap kültürünün ve erkek egemen kültürün yorumlarıyla yapılan bu ‘yanlış anlamlandırmaların’ nelere yol açtığını iyi düşünmeliyiz.
Sadece bu konuda değil; Kur’an’ı Kerim’in tamamının Türkçe çevirisi yeniden yapılmalıdır. Din bilginlerinin, Arap dili ve edebiyatı, Türk dili ve edebiyatı ve inançlı müsbet bilim bilginlerinin katılımlarıyla…
Toplam Okunma : 273 , Bugün : 0


ahfa | 15 Ara 2007 , 17:40
kardeşim güzel bir mevzuuya değinmişsin güzelde açıklama yapmışsın kabul edersen bende acizane bir yorum yapayım öncelikle bir karıncayı hatta bir buğday tanesini yaratmaktan aciz insan YÜCE RABBİMİZİN hangi emrini sorgulayabilirki? kur’an-ı kerim ayetlerinin bir kısmını değil her zaman tamamını almak durumundayız söz konusu ayet:
Elmalılı Hamdi Yazır. Meali ./ Nisa 34..
Bismillahirrahmanirrahim
Erkekler kadın uzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini, cihad, imamet, miras gibi işlerde diğerinden üstün yaratmıştır.. Bir de erkekler mallarından harcamaktadırlar.. İyi kadınlar itaatkar olanlar ve Allah’ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardir. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince, önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın, bunlarda fayda vermezse dövün.. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın.. Çünkü Allah çok yücedir çok büyüktür..
görülüyorki mala namusa ihanet etmeyen kadınları dövmek değil onları hiç bir suretle üzmek caiz değildir.dünya işlerindeki kusurları için dövmek şöyle bir yana dursun acı sert bile söylenmez.
bir hadis-i şerif te efendimiz şöyle buyurur:
(bir erkek hanımını döverse kıyamette onun davacısı ben olurum)
selam ne dua ile kalasın kardeşim…